SCIENCE & TECHNOLOGY


BEYİN DALGALARIYLA OYNAMAK

Akıl okumak, telekinezi, beyin dalgalarıyla nesneleri hareket ettirmek kulağa pek bilimsel gelmiyor olabilir. Fakat artık internetten bile kolaylıkla sipariş edebileceğiniz beyin dalgalarını okuyabilen cihazlar sayesinde, düne kadar imkansız gözüken birçok şeyi bugün yapabiliyor durumdayız.

BEYNİMİZ KALP KIRIKLIĞINI NASIL ALGILIYOR?

Her birimiz, hayatın bir noktasında boşanma, ayrılma, sevdiklerimizin ölümü gibi nedenlerle sosyal bağlantımızı tehdit eden sosyal olaylar yaşamışızdır. İlginç bir şekilde, bu deneyimleri fiziksel acıya benzer şekilde tarif ederiz.

17 YAŞINDA BİR ÇOCUKTAN MATEMATİĞİ DEĞİŞTİRECEK ÇÖZÜM

Ivan Zelich başarıya çok da yabancı değil. Geçen yıl Avustralya başbakanından matematikteki başarıları için sertifika almış. İki yaşında konuşmaya, üç yaşında da negatif sayıları anlamaya başlayan bir çocuk için bu durum pek de şaşırtıcı değil. Onun gelecekten beklentisi de şöyle: “Dünyaya pozitif bir katkı sağlamak listemin en tepesinde, göründüğü kadar basit.”

KARADELİKLERDEN KAÇMANIN BİR YOLU VAR!

Yıldızların kendi çekimleri nedeniyle içlerine göçmeleri sonucu oluşan kara delikler öyle güçlü bir çekim gücü oluşturuyorlar ki, ışık bile onlardan kaçamıyor. Kara deliğin içine düşen herhangi birşey, aşırı çekim kuvveti yüzünden parçalanıyor ya da ondan bir daha hiç haber alınamamacasına yok oluyor.

ART & DESIGN


CODERDOJO İSTANBUL

İrlanda’da başladı, tüm Dünya’ya yayıldı. Programlama kulüplerini destekleyen CoderDojo Vakfı, 600’dan fazla Dojo’ya öncü oldu. Bu sayede 7-17 yaş arası çocuklar bilgisayar/programlama ve teknoloji kültürü etrafında buluşup birlikte üretmeye başladı.

ESKİ NERD’LERDEN KİM KALDI: MEHMET KIZILAY

Hayata nasıl başladığımız pek de önemli değil aslında dedirtecek cinsten bir hikaye Mehmet Kızılay’ınki. Sigortacılık işlerine girdiğinde, dijital dünyaya bulaşmak sadece bir hayalken herşeyi bir kenara koyup şehri terketti. Bu işlerin merkezi İngiltere’de master’ını yapıp geldikten sonra yetenekleri de gün yüzüne çıktı. Önce e2’nin kanal tasarımlarını yaptı, ardından NTV derken, Emmy’e kadar uzandı yolculuğu. Teknoloji girişimcilerini konu alan Silikon Vadisi dizisinin giriş animasyonunu yaptı, isometrik dünyasında Palo Alto’nun tüm detaylarını 10 saniyede anlattı. Şimdi yeni stüdyosu Kraken’da yeni işleri için denizlere açılıyor.

DOĞADAN İLHAM ALAN AKUSTİK GALAKSİ: YAYBAHAR

Yaybahar ismi bir gecede milyonlarca insan tarafından duyuldu. Üstelik sadece ismi değil, biçimi, tınısı ve icrasıyla da aniden yoğun bir ilgi odağı haline geldi. Analog olmasına rağmen dijital bir synth sesi çıkarması bir yana, daha önce hiç duyulmamış galaktik ama bir o kadar da doğal ses derinliğiyle temas etti insanlara. Onu tüm diğerlerinden ayrı kılan asıl özelliği ise, ardındaki isim Görkem Şen’in de galaktik bir zihne sahip olmasıydı.

LADISLAV SUTNAR: YENİ AMERİKAN TİPOGRAFİSİ

Yeni Amerikan Tipografisinin tartışıldığı 1959 ‘New Yorks Type Directors Club’, konsferansın dikkat çeken iki konuşmacısını ikiye ayırdı. Bunlar, Herb Lubalin ve Ladislav Sutnar’dı. Amerikan tipografisinin çirkinliğinden dem vuran ve bu çirkinliği sürdürmenin büyüleyici bir şeyleri ortaya çıkarabileceğini savunan Herb Lubalin’in aksine Sutnar, ‘The New Typography Expanding Future’ manifestosuyla tüm Amerikan tipografi zihniyetini değiştirmeyi hedefliyordu.

MINERALIZE

Mineral, kristalleşen inorganik kimyasal bir bileşen. Doğal; her parçası bütünün özelliklerini taşır; belli bir kimyasal formülü var; çoğunlukla katı nadiren sıvı ve inorganik. Laboratuvarda da üretilebilir ama bu sentetik kimyasal bileşikler mineral sayılmazlar. Yapay minerallerin de kristal iç yapıları olsa da, doğada rastlanmazlar.

BENOIT PAILLE: ALTERNATİF MANZARALAR

Alternatif manzara fikri, Benoit Paille’nin aklına 2011 Christmas’ında düşmüş. Garip yerlerde kendi resimlerini çekerek oyalanırken, bir anda karşısına çıkan bir Christmas ışıklandırmasından ilham alır ve onu en yakın ormana götürüp ağaçlara sararak fotoğraflamaya başlar. Orman ve aydınlatma fikrinden yola çıkan sanatçı, manzara ya da mekana bakışını ışık üzerinden nasıl araçtıracağını düşünmeye başalar ve 1×1 cm büyüklüğünde 300 LED ışıklı ve dimmer’lı bir küp tasarlayıp tekrar kendini ormana atar. 30 saniyeden 4 dakikaya uzanan bekleme süreleriyle ormanı ışıklandırarak çektiği fotoğraflar gerçekten de şiirsel bir zaman/mekan algısı yaratıyor.

STEPHAN TILLMANS: ADA LOVELACE

Televizyonlar kapanır ve açılırken içlerindeki tüplerden dolayı enteresan ışık gösterileri yapabilirler, farkeden etmiştir. Fakat Stephan Tillmans işi biraz daha öteye götürerek bu görsellerden bir fotoğraf serisi hazırlamış, adını da ilk bilgisayar kodunu yazmaya çalışan kadın programcı Ada Lovelace’a adamak istemiş.

MARCO DENEVI: ARAP KALİFGRAFİSİ

Kaligrafi tekniği, Arap alfabesinin sanatsal ifade aracı olarak kullanıldı ve İslam kültürünün bir mirası olarak sanat tarihindeki yerini aldı. Çoğunlukla Arapça’da çizgi/tasarım/yapı anlamına gelen “khatt” sözcüğüyle tanımlanır. Kaligrafinin gelişmesi ve yaygınlaşması Kuran ile ilişkilidir. Kuran’la kurduğu derin dinsel ilişiki, kaligrafinin İslam kültürü için ifadesini daha da güçlendirmiştir. İslam kaligrafi eğitiminde usta-çırak ilişkisi halen devam eder ve çırak ustasının el yazısını kusursuz bir şekilde taklit edinceye kadar çalışmaya devam eder.

MATTHIAS HEIDERICH: YANSIMA SERİLERİ

Hamburglu sanatçı Matthias Heiderich, mavi-sarılı şeker gibi olmasının yanısıra, köşeler ve gölgelerle de oynayan fotoğraflarla tarzını bariz bir şekilde ortaya koyanlardan. 3 boyutlu ya da dijital bir imaj gibi gözüken mimari fotoğrafları, örüntüler ve grafik öğelere odaklanıyor. Genellikle kuleler, merdivenler ve tasarım binalar üzerinden ilerleyen sanatçının renk seçimleri de onu özgünleştiren değerlerden.

STEVEN L. BRUNTON: MÜHENDİS SANATI

Steven L. Brun­ton aslında makine mühendisi ama o kadar zamanlık kod mecarasına “generative art” alanında çalışmalar eklemeyi de kendine yol bilmiş. Warhol, herkes bir günlüğüne meşhur olacak derken, herkesin birgün mutlaka kendini sanatta ifade edebileceği bir alan yaratacağını söylemek istemiş olabilir mi?

AUROVILLE: 40 YILDIR SÜREN FUTURİST KOMÜN

Auroville (Şafak Şehri), 1968 yılında Mirra Alfassa ve mimar Roger Anger tarafından kurulan, Hindistan’ın Viluppuram bölgesindeki deneysel komün kasaba. “Anne” olarak anılan Mirra Alfassa, Hinli, şair, yazar, yogi, guru Sri Aurobindo’nun takipçilerindendi ve erkeğin geçiş sürecinde olan bir varlık olduğuna inanırlardı. İyi niyetli ve istekli insanların daha iyi bir dünya için bu evrensel kasabada bir araya gelmelerinin geleceği etkileyeceğini düşünmüşler. Bir tür Hint Rönesası’nın da öncüsü oldu. 1966 yılında Hint Hükümeti’nin izni ve UNESCO’nun desteğiyle kuruldu ve 40’ı aşkın süredir de devam ediyor.

ALEXEY TITARENKO: GÖLGELER ŞEHRİ

1983 yılında mezun olan Alexey Titarenko 70’lerden beri fotoğraf çekiyor. Fotoğraf camiasında pek iyi bilinen Leningard fotoğaf kulübü Zerkalo’nun 78’den beri üyesi ve ilk sergisini de kulüp bünyesinde gerçekleştirmiş. 89 yılında Perestroika’ya gelen sanatçı Sovyet propagandasıyla resmi bir ilişki kurmasa da, “Terminoloji İşaretleri” adlı sergisini bağımsız komünist ideoloji alanı Ligovka 99’da yaparak ilgi toplamaya başlıyor.

İÇERİK TALEBİ


Sanat, doğa, bilim, teknoloji, sosyoloji, yapay zeka, bilinç, meditasyon, araştırma, psikoloji alanında içerik isterseniz, iletişime geçebilirsiniz.

Your Name (required)

Your Email (required)

Your Message