Doğası geçicilik ve akıcılık olan bir evrende, tam bir güvence içinde olmayı istemenin bir çelişki olduğu, daha en başından aşikâr olmalıdır. Ama bu çelişki, güvence için duyulan arzuyla değişim olgusu arasındaki çatışmadan çok daha derinlerdedir. Şayet ben güvence içinde olmak, bir başka deyişle yaşamın akışından korunmak istiyorsam, yaşamdan ayrı durmak istiyorum demektir. Oysa, kendimi güvencesiz hissetmeme neden olan şey, bu “yaşamdan ayrı oluş” duygusunun ta kendisidir. Güvencede olmak demek, “ben”i ayırmak ve güçlendirmek demektir, ama kendimi yalnız kalmış ve korku içinde hissetmeme neden olan şey, işte bu “yaşamdan ayrı olan” bir ben olma duygusunun ta kendisidir. Güvenceye duyulan arzuyla güvencesizlik duygusu aynı şeydir.

-ALAN W. WATTS