LADISLAV SUTNAR: YENİ AMERİKAN TİPOGRAFİSİ

DSC_2625

“Bir sayfa, grafik kısaltmalar, diagramlar ve resimler tasarlamak ya da bir fikri açıkça ve tam olarak anlatmak, sözcüklerin bileşimler haline gelmesiyle ancak bir tutku haline gelir. Buradaki tekil güç, başarıyı kanıtlar.”

Ladislav Sutnar’ın  Jaroslav Hulka’ya mektubundan, New York 1943

Yeni Amerikan Tipografisinin tartışıldığı 1959 ‘New Yorks Type Directors Club’, konsferansın dikkat çeken iki konuşmacısını ikiye ayırdı. Bunlar, Herb Lubalin ve Ladislav Sutnar’dı. Amerikan tipografisinin çirkinliğinden dem vuran ve bu çirkinliği sürdürmenin büyüleyici bir şeyleri ortaya çıkarabileceğini savunan Herb Lubalin’in aksine Sutnar, ‘The New Typography Expanding Future’ manifestosuyla tüm Amerikan tipografi zihniyetini değiştirmeyi hedefliyordu.

Sutnar, 1959 yılında 62 yaşına basmıştı ve ardında 23.000’den fazla ürün ve başarılı bir geçmiş bırakmıştı.  Çekoslavakyalı  bir tasarımcı olan Sutnar, kültürel daireler içine hapsolmamış, her alanda çalışmak kendi “tasarım” anlayışını oluşturmak ve yaymak için bir araca dönüşmüştür.  1950’de yazmaya başladığında, 40’lardan bu yana Amerikan tipografisi için katılaşmış olan tasarım değerleri ve ideallerinin epeyce farkındaydı;  hatta bu durum karşısında korktuğunu bile itiraf etmişti. Tipgrafideki bu keskin ideallerin kökeni  1920’lerde belirlenen Avrupa tipografisine dayanıyordu. Sutnar’da, yazılarında özellikle Avrupa’da temeli atılan tasarım fikirlerini göz önünde bulundurmaktan geri kalmadı. Hatta Yeni Tipgrafi anlayışından söz ederken, 1928’lerde kaleme alınan Jan Tschichold’un ‘New Typography’ kitabından sıkça yararlandı. Sutnar bu kitabı grafik tasarım için bir dönüm noktası olarak değerlendirir.

Tschichold birçok tipografi deneyiminden sonra kitabında temel bir prensip belirler;

– Optik işleklik ve mesajın içeriğin mümkün olan en hızlı iletimi.

O günlerde grafik sanat ruhu, yeni teknoloji uygulamalarından yararlanan ve  fazlasıyla modern soyut sanattan ve resimden etkilenerek ortaya çıkıyordu.  Tasarımlarda kullanılan süslü detaylar ve ayrıntılı tasarımlar verilmek istenen mesajı neredeyse yok ediyordu. Tschichold ve Avrupalı takipçileri , bunlara sol kanat düşünürleri de denebilir, sosyal yararlılığı yüksek, işlek ve algısal bir tipografi anlayışı için işe koyuldular.

Fakat, sorun şu ki yeni gelen grafik tasarım nesli, anlaşılır ve işlek bir tipografi anlayışının tam olarak farkında değildi ya da bilmiyordu. Hatta asıl kaynağı bilmeden (Tschichold’un metinleri 1995’e kadar Amerika’da bulunamıyordu.) veya değişiklik için çaba harcamadan kendilerine bırakıldığı yerden işlerine devam ediyorlardı.

Lubalins’in çirkinlik hakkındaki fikirleri, Sutnar için sadece tipografi adına bir uyarı yapılması gerektiğini hatırlatıyordu. Zeki sanılan unsurlar, çelişkili durumlar için kısa zamanlı etkiler, duygusal stillerin uyanışı, spekülatif  yanlış stiller acilen unutulmalıydı. (Sutnar ve oğlu Radoslav kendi aralarında akılsızca yapılan tasarımlar için “dantela” tanımını kullanıyorlardı.)

Sutnar’ı, tipografideki “süslülük”ten daha fazla huzursuzlandıran aslında modern Amerikan reklamcılığıydı. 1940’lardan beri kullanılan yöntemler , artık yetersiz etkiyi yaratan ve kendini tekrarlayan bir döngünün içerisindeydi, üstelik başarılı bir sistemde de tıkılı kalmamıştı; bir an önce müdahele edilmesi gerekiyordu.

Sutnar’a göre reklam grafikleri,  insan popülasyonun en geniş alanı için, kaliteli bir ürünün kaliteli bir tanıtımını gerektiren bir sanat alanıdır. Üstelik bu kadar hayata ve doğaya yakınlığıyla da, en fazla sanatsal eleştiriye maruz kalabilen bir mecradır reklam grafiği. 62 yaşındaki Ladislav Sutnar, tasarım anlayışına geleceğe dair önsezileriyle bakmayı başarmış, bir sonraki öncü tasarım dilinin tipografi olacağını ilan etmiştir. Bu fikrini göz önüne çıkarmak için de, önce yazdığı makaleyi kitlelere yaymaya çalışmış, sonra da 1961 yılında “Visual Design in Action” kitabını yayınlamıştır.

“Vision of the Future What” bölümünde Sutnar; “görsel iletişim toplumun hayatta kalma aşamalarındaki ilgilerini keşfederek problemlerini çözmeye yardımcı olmalıdır”, der. Sutnar da bu anlamda aslında fazlasıyla sosyal ve geleceği kurgulayan düşünür bir tasarımcıdır, demek mümkün. Değer ve kalite kavramlarının her zaman üstünü çizerken; topluma zeki, keyifli ve evrensel işlerin sunulmasını hedefler. Bu anlayışıyla da kendi zamanda çığır açarken, şimdi bile benzer problemlere yanıt veren fikirleri, hali hazırda ilan etmiştir bile Sutnar.

LADISLAV SUTNAR ve TİPOGRAFİ

9. 11. 1897  Pilsen’de doğdu.

1915 – 1918 Birinci Dünya Savaşı’nda hizmet etti.

1918 – 1923 “School of Applied Arts in Prague”da çalıştı.

1921 – 1930 Oyuncak ve kukla tasarımları yaptı.

1926 – 1939 Kitap sayfaları tasarladı.

1926 – 1939 40 tane serginin kurulumunda yer aldı.

1929  “Druzstevní Práce” ve  “Krásná Jizba”da sanat yönetmenliği  yaptı.

1930’lar Cam, porselen, tekstil ve metal objelerle çalıştı.

1932 – 1939 “State School of Graphic Arts in Prague”da yöneticilik yaptı.

1939 Czechoslovak sergisini New York’taki “The World Exhibition”a taşıdı.

1941 – 1960 “Sweets Catalog Service” şirketinin yöneticiliğini üstlendi.

1943 – 1961 Tasarım bilgisiyle ilgili birçok kitap ve makale yayınladı.

1950’ler Mimaride oryantasyon sistemleri üzerine çalıştı. Birçok Amerikan şirketi için kurumsal kimlik tasarladı ve ekoloji dergisi “Power” için tasarımlar hazırladı.

1956 – 1970s “Radio Free Europe” için çalıştı, “Svedectví” dergisinin tasarımlarını yaptı.

1961 “Visual Design in Action” kitabı için tanıtım turuna çıktı.

1964 Telefon rehberini yeniden tasarladı.

1970’ler Çıplak resimler yaptı.

18. 11. 1976 New York’da öldü.


MARCO DENEVI: ARAP KALİFGRAFİSİ

Kaligrafi tekniği, Arap alfabesinin sanatsal ifade aracı olarak kullanıldı ve İslam kültürünün bir mirası olarak sanat tarihindeki yerini aldı. Çoğunlukla Arapça’da çizgi/tasarım/yapı anlamına gelen “khatt” sözcüğüyle tanımlanır. Kaligrafinin gelişmesi ve yaygınlaşması Kuran ile ilişkilidir. Kuran’la kurduğu derin dinsel ilişiki, kaligrafinin İslam kültürü için ifadesini daha da güçlendirmiştir.  İslam kaligrafi eğitiminde usta-çırak ilişkisi halen devam eder ve çırak ustasının el yazısını kusursuz bir şekilde taklit edinceye kadar çalışmaya devam eder.

“Calligraphie Arabe Vivante”  kitabından Hassan Massoudy’nin kaligrafi işleri.

arabic_calligraphy_butdoesitfloat_17a_905

arabic_calligraphy_butdoesitfloat_18_905 arabic_calligraphy_butdoesitfloat_13_905 arabic_calligraphy_butdoesitfloat_06_905arabic_calligraphy_butdoesitfloat_16_905

 


DAVID OPE: HİPNOTİK GİFLER

DVDP (David Ope), Tumblr‘da şovunu GIF’le yapan sanatçılardan. Epeydir usanmadan derinleştiği GIF aleminde yaklaştığı temalar daha çok fiziksel hareket odaklı ve hipnotik.

Hepsi ve daha fazlasını görmek için, olabilecek en baş döndürücü tumblr blog’una bakın.tumblr_n1ria042z91qzt4vjo1_r1_500

tumblr_mydwinuA8b1qzt4vjo1_500 tumblr_n1tbciUp7V1qzt4vjo1_500 tumblr_n389fjG1bG1qzt4vjo1_500 tumblr_n2hvqu88321qzt4vjo1_r3_500

 


TAKAHIRO KURASHIMA: ANALOG HAREKETLER

Siyah beyaz çizgili bir asetattan neler yaratılabildiğini gördüğünüzde, interaktif düşünmenin aslında analog çözümlerden nasıl da zarif geçebildiğini anlayabiliriz. Bu minimal ama etkili çözüm Japon tasarımcı Takahiro Kurashima’nın aklına gelmiş ve Lars Müller Publisher’la anlaşıp Poemotion’ı ortaya çıkarmışlar.

dsc_0052 dsc_0054 poemotion_4


KILLIAN ENG: BİLİM KURGU SEYAHATİ

Kilian Eng, bir tür sci-fi seyahat master’ı gibi. Gittiği alemler, tasvir ettiği mekanlar öyle acayip ki, tüm o renklerin içinde gözle görülür bir Ghost in the Shell havasında bilim kurgu dünyası oluşturmuş. Tam anlamıyla bir çizgi roman dehası da denebilir.  Tüm işlerine ulaşmak için Behancetumblr_navtfocBGP1qbluruo1_1280 1185921268252027 5ff22d4b99752657daf5a26541a9c115 29d047f752806d62bb1c9f3fcedba616 4fe6a3f16ee7266524623b737bce08e2 791aaab5cce3e08bf06c39a1f936be63 d471dc70376a5eeb6c25cebe623b782c 4e4ae95ef873f63006da66a9d8ea5412 334a8c132da441de455839158c57fdd3 32d2bfb234be1c57ee50fa6d1fc5204f bcac1ddbc925afa30fd2e95368f24a0f de087b9fc98aed5c5d9c8b1b92e1f258 632f3da284701e4d7cba771979436cce fd0c1725a9ad827457fadd3ffa63e455 70c0a6c33ef4f60108a4d316ac972241

 


GREGOIRE GUILLEMINU: MİNİMAL SÜPERKAHRAMANLAR

Süperkahramanları seviyoruz, ama onları yuvarlak hatları ve renkli kostümleri yerine minimal bir tatta görmeyi arzuluyorduk. Grégoire Guilleminu, grafik öğelerle minimal bir dil kullanarak bu arzumuzu yerine getirmiş.

tumblr_lz3zhpuuzp1qd9jlto1_12802


WITTNER FABRICE: IŞIKLA STENCIL

Işık ve kamera bir araya geldiğinde, hele bir de işin için boyama ve uzun pozlama varsa, acayip işler ortaya koymak mümkün oluyor. Daha önce de ışıkla grafiti işlerine merak salan Wittner Fabrice, sokağa ayrıca stencil tekniğini kullanarak hayalet karakterler yerleştirmiş.

DSC_2606.1 DSC_2599.1 DSC_2591.1 001_110601.Enlightened.Souls.CHch 002_110420.Enlightened.Souls.CHch 007_110504.Enlightened.Souls.CHch 010_110601.Enlightened.Souls.CHch 009_110601.Enlightened.Souls.CHch


ANDY GILMORE: GEOMETRİK ARAYIŞALAR

NY’lu sanatçı Andy Gilmore, piksel piksel geometriyi kullanıp, nakış tekniğiyle işleyenlerden. Az mandala hissiyatı, biraz geometri ve tabi ki örüntülerden oluşan işler matematik ve dijital sanatın ilişkisini de net ortaya koyanlardan.

01_PL_900 06-04-2012_v3_o_900 07-18-2014_v1_900 09_ICON_AG_o_90011-04-2013-agilmore_900